Bu 5 Kişiyle Asla Kamp Yapma!
Tatil aktiviteleri arasında en yorucusu kamp yapmaktır. Keyif alacağınızı düşündüğünüz bir lokasyon hava şartlarına bağlı olarak bazen size tatsızlıklar yaşatabilir. Yağmurlu havada çok su tutan bir toprak olabilir ya da etraftaki tepelik alanlardan çok daha fazla su akıntısı sebebiyle problemler yaşayabilirsiniz. Ancak lokasyon belirlemek işin nispeten kolay tarafı ya da en azından önlem alınabilir tarafıdır. Asıl felaket yanınızdaki kişiler olabilir 🙂
Kamp aktivitesindeki huzur belirleyici ana kıstas yanınızdaki kişilerdir. Çünkü kamp yapmak bedensel zorluğa sebep olsa da asıl faydası ruh dinginliğidir. Sosyal hayatta size zor gelecek hatta hayatta yapmam dediğiniz bir şey çok şeyi kamp esnasında keyifle yapabilirsiniz. Buradaki asıl hedefiniz ruhunuza değerli şeyler katmaktır. Ancak yanınızda gelen kişileri iyi seçmediğiniz takdirde hem bedensel zorluk hem de ruhsal çöküntü içine girip güzel bir hafta sonunu berbat etme olasılığınız yüksektir 🙂
Peki, kişiler bizi bu kadar etkiliyorsa seçimi nasıl yapacağız?
İşte size en güzel kamp ipuçları 🙂
En güzel kamp, yalnız yapılan ya da hayal edilendir.
Her Zaman Şikayetçi Prenses Takımı
Başlığa bakıp kadınlardan bahsettiğimi sanmayın. Bildiğiniz erkek prenseslerden bahsediyorum.
Bu grup için her şey eleştireldir. Asla memnun olmazlar. Sineklerden, böceklerden ya da olası başka hayvanlardan dolayı devamlı şikayetçidirler. Rüzgar onları hasta eder, dere sesi sağır eder, sıcak hava terletir, orman sessizliği korkutucu gelir, aslında arılardan korkmazlar ama alerjileri vardır ve bu sorunları harika bir şekilde çoğaltabilirler. Et az pişmiş der, çok pişmiş der, içme suyu çok ısınmış der, ekmeği kızartırken yakmışsın der… Bitmez… Baş edemezsin 🙂 O yüzden bu grubu asla yanınızda taşımayın.
Tembel Sınıfı
Bu kesim bambaşka bir yapıdadır. Her şeyi senden bekler. Odun toplamaz, ateşe yardım etmez, çadır kurmaz, yemek yapmaz, çay demlemez ohoo daha neler neler… Bunlar tembel sınıftır ve her şeyi ayaklarına beklerler. Fakat bir o kadar da beceriksizlerdir. Yumurta verirsin kabuklarıya sahana atar, domates verirsin doğramayı bilmez. Bu tipler yüzünden 150m2 lik kamp alanında 25.000 adım attığımı biliyorum 🙂
Malzemesi Olmayan Survivorcular
Herkes de her malzeme olmasını bekleyemezsiniz. Ancak bazı temel ekipmanları illaki vardır dersin. Bahsettiğim bu kamp ekipmanları aslında sizin kamp aktivitesini ne kadar ciddiye aldığınız ve ortamı ne denli benimsediğinizle alakalıdır. Yani üç harfli marketlerden alınan çadırla insanlar yağmurda kamp yapmazlar. Ya da yanında pikeyle kar kampına gitmezler. Kamp yapmak pahalıdır. 1.500 metre yüksekteki ormanda başına gelecek basit olumsuzluklar bile kampın tüm tadını kaçırabilir. Fakat öyle bir kesim vardır ki “onda vardır yeaa” diyecek kadar bencil ve düşüncesiz kişilerdir. Yanına bıçak almamıştır, feneri yoktur, uyku tulumu ya da mat sahibi değildir. Ben kampa çadırsız gelenleri biliyorum 🙂
Ses Delisi Kişiler
“Ya hafta sonu bi kamp yapsak mı? Şöyle sakin sessiz bir yere gider ateş başı sohbet ederiz” diyenden kork arkadaş! Yanına aldığı 50’lik rakı ile iki domates biber doğrayıp tüm umudunu yarım kilo kanata bağlamış kişiler genelde sesli kamp severlerdir. Bir dakka susmazlar. Abuk sabuk aklına ne gelirse konuşurlar. Onlar için sohbet değildir konu etrafı dinlemekten korkarlar. Korkmamak içinde senin beynini çıtııır çıtırrr yerler 🙂 Ve bu insanların yarattığı en büyük problem ise müziktir. Ya arabasından son ses müzik açar ya da yanında getirmeye üşenmediği bluetooth hoparlör ile ormanı inletmek ister. Senin sakin ve kaliteli sohbet beklentin birden 140 bg araç kıyaslamasına girebilir ve bunun sona ermesi ancak çadırına girdiğinde gerçekleşir.
Memleket Sevdalısı “Her Şeyi Bilirimciler”
Bir grup vardırki her şeyi kendileri bilirler. Şehirde büyümüş yetişmiş her insan onlar için beceriksizdir. Bitkilerden anladıklarını düşünürler, doğa oluşumları hakkında engin bilgi sahibidirler, mantardan en çok onlar anlar falan. Nereye götürürsen götür beğenmez. Her zaman onun köyü en güzelidir. Et pişirmek için çelik şiş çıkarırsın köyde ince ağaç dallarını sıyırıp şiş yaptıklarından örnek verirler, kamp bıçağını çıkarırsın köyde bilmem ne abisi döğme çelikten kağıt kesen bıçak yapıyordur. Her yer şelaledir, her yer göldür. Her cins balık vardır vs.vs. Bitmez, ölürsün dinlerken 🙂
Bu sebeple genelde tek çıkıyorum kamplara. Eş dost aktiviteleri elbette çok keyifli fakat sevdiğin insanlarla denk gelmek çoğu zaman mümkün olmuyor. Bunca yılın tecrübesiyle şunu da söylemekte fayda var; ben birileriyle kampa gidiyorsam yukarıda yazdığım tüm olumsuzlukları kabul etmişim demektir 🙂
Peki bu beş maddeye sizin eklemek istedikleriniz neler var? Kişilerle alakalı kampın kabus olması deneyimlerinizi siz de paylaşırsanız mutlu olurum 🙂